Un heureux événement, 2011 yapımı.

“Aramızda Bebek Var” gibi ucube bir isim almış Türkiye sınırlarında. Orijinal adından bağımsız böyle isimler uydurulduğunda filmlere, şöyle düşünüyorum: Birileri bu filmi izliyor, kıssadan hisse yapıyor, anladığı şeyin filme en uygun şey olduğunu düşünüyor ve en makul(!) adı da böylece buluveriyor. Aramızda Bebek Var adını bulan sayın izleyici, sana kötü bir haberim var: Filmden hiçbir şey anlamamışsın!

Afişteki muhteşem elmacık kemiklerine sahip cici abla bazen sakin, bazen gürül gürül geçirdiği hayatına yandaki İtalyan bozması abiyi dahil edince her şey sarpasarıyor. Aşkından hoplayıp zıplarken başına gelecekleri tahmin edemediği için sevgili de oluyorlar. Sevgili oldukları yetmezmiş gibi, adam aşkın onu hafakanlar gibi bastığı anlardan birinde “seninle çocuğumuz olsun” diyor. Tabii benim aklıma hemen şu kare geliyor:

Eh kimse gülmeyince benden başka, gerçekten de çocukları oluyor. Kadın daha hamileliğinde sayıklamaya başlıyor, bir yerde yanlış yaptım sanırım diye. Ama artık çok geç.
Doğum, bebek bakımı, sorumsuz erkek modeli, anneler, kaynana (çirkeflik aynı çirkeflik, milliyet fark etmiyor.)… Felsefe yüksek lisansı yapan ve habire varoluşu sorgulayan Barbara’ya hepsi fazla gelmeye başlıyor. İp kopuyor.
Romantizmin doruklarında yüzen sahneler var, evet. Oraları hızlıca geçerseniz, işlerine gelmediği için verilmeyen daha ağır detayları da kendiliğinizden eklerseniz gayet gerçekçi bir film olmuş diyebilirsiniz benim gibi.
Anneliğin kutsallaştırıldığı, doğuran kadınların erdiklerini sandıkları bir ülkede yaşadığımız için bu film az kopyayla gösterime girdi. Siz o kadınlardan değilseniz ya da az buçuk kafa yormayı bilen bir erkekseniz filmi seyredin, sonra koşarak uzaklaşın.
7/10.
Kategoriler: Diğer

6 yorum

Clea · 8 Haziran 2012 14:55 tarihinde

fransız filmlerine hep korkarak yaklaşmak lazım. bazen özellikle bu tarz filmler ya da romantik komedilerde feci saçmalayabiliyorlar. gerçi romantik komedilerin çoğu fecidir zaten:-) filmi merak ettim, güzel bir öğleden sonra filmi de olabilir gibi sanki. karikatür ise süper:-)

Bir Kadın · 8 Haziran 2012 14:59 tarihinde

Bu filmde romantizm “ah canııım, biz de böyleydik” dedirtmek için yazılmış gibi, sonrasının daha vurucu olması için sanki, tezat daha da belirgin olsun diye. Ve evet, aynen öyle, ben de öğleden sonra çay keyfime kattım da izledim. 🙂

Kız Kurusu · 12 Haziran 2012 12:17 tarihinde

http://www.istanbulunritmi.com/wp-content/uploads/2012/05/abg1.jpg burada yapılmışı var 🙂

Bir Kadın · 12 Haziran 2012 12:19 tarihinde

Alayım ben bunu, evet. 🙂

Derya · 18 Haziran 2012 13:28 tarihinde

Bende bu filmi seyretmek istiyorum:)
sağol görüşlerini yazdığın için

Bir Kadın · 18 Haziran 2012 13:45 tarihinde

Rica ederim, iyi seyirler. 🙂

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir