Splice, 2009 yapımı.

Ne üzerine çalıştıklarını pek anlamadığımız, araya bolca teknik terim sıkıştırarak güya insan biyolojisi, hastalıklar vs üzerine çalıştıklarına bizi ikna edeceklerini düşündükleri iki bilimadamına sahip bir laboratuarda onun bunun DNA’sını harmanlayarak ucubik canlılar yaratan bir şirket var başrollerde. Ah pardon, anagramı var aslında! DREN! İlk güldüklerimden biriydi bu, yok artık diyerek.

İnsan merak ediyor, Adrien Brody’nin bu filmde ne işi var acaba diye. Parasız kaldı belki de. Böyle 3. sınıf bir filmde oynaması için başka akıl alır bir bahane bulamadım açıkçası. Ona eşlik eden mimik fakiri sarışın kadının oyunculuğu da ağlatacak cinstendi.

Ginger ve Fred adlı iki sümüksü cisme sevgiyle yaklaştıkları sahnelerde anlamalıydım beni nelerin beklediğini. Gül yapraklarına benzeyen dillerini birbirlerine sardıklarında “iletişim” kurduklarına hükmediyorlardı iki bilimadamımız! Sanki daha önce böyle bir yaşam formu görmüş ve davranışlarını analiz etmişçesine. İki yaratığın birbirlerini paraladığı sahneye de güldüğümü itiraf etmeliyim. Eee hani n’oldu iletişime?

Dren’e gösterdikleri kaynağı belirsiz sevgi, ilgi vs çok sevimsizdi ve gerçekten uzaktı. Tıpkı trilyarlarca lira gömülen bir laboratuarda hiç güvenlik kamerası vs olmaması gibi.

Filmin temel sorunu da buydu sanırım. Fazla Hollywood sosu eklenmiş. Siz tutup genetik bilimini, DNA’yı, protein sentezini, enzimleri (ve renk olsun diye kullandıkları, aklıma gelmeyen nice biyolojik tafsilat) böyle detaylı bir şekilde kullanacaksınız, temellerini kesinlikle anlatmayacaksınız, sonunu ucuz bir şekilde bitireceksiniz sırf ikinciyi garantilemek için ve bu filmi bizim takdir etmemizi bekleyeceksiniz. İnandırıcılık probleminden dolayı öyle bir tökezliyor ki film, kötü oyunculuklar, diyaloglar göze görünmez hale geliyor. Gollum’u canlandırıp ayağa kaldıran teknololojinin varlığı artık bilinirken pek çok sahnede DREN’in görüntüsünün sırıtması da cabası.

2/10.

Kategoriler: Diğer

4 yorum

Anonymous · 4 Ağustos 2010 10:14 tarihinde

En çok böyle bir filmi neden izleyip vakit kaybettiğinizi merak ediyorum. Google amcadan habersiz de değilsiniz halbuki…

Bir kadın · 4 Ağustos 2010 20:01 tarihinde

Bazen birinin işe yaramaz olduğunu herkes söyler, işaretleri gösterirler; hatta yetmez siz onu fazlasıyla uygunsuz bir şey yaparken yakalarsınız (marketten yükte hafif pahada ağır bir şeyi aşırırken mesela) ama yine de gözünüzün açılması için size bir şey yapması gerekir, daha derinden hissetmeniz gerekir. O zaman uyanırsınız, ben .oktan bir şey yapıyorum hissi tam anlamıyla yerini bulur. Bu film de böyle bir şeydi, merak edip izledim.

Anonymous · 4 Ağustos 2010 21:08 tarihinde

Metafor beni derinden sarstı… ama birkaç güne atlatırım sanırım 😀

Bir kadın · 4 Ağustos 2010 21:17 tarihinde

Çok serbest çağrışım diyorlar adına. 🙂

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir