14 Ağustos 2016 gecesi girdiğimiz Birleşik Devletler’den 30 Eylül sabahı ayrılarak Meksika’ya giriş yaptık. Toplam 47 gece konakladık Amerika’da, 13 geceyi tanıdıklarımızın, arkadaşlarımızın evinde misafir olarak geçirdik. 3 geceyi yol üstü otellerinde, 3 geceyi ise Las Vegas’ta Airbnb’den bulduğumuz Chris’in evinde konaklayarak geçirdik. 28 geceyi ise kamp alanlarında bazen yıldızların altında uyuyarak, bazen yağmura söylenerek noktaladık. Bir ara hızımızı alamayıp 18 gece art arda kamp yaptığımızı fark ettik hatta!

Amerika’ya girişi Houston, Texas eyaleti ile yaptık. Sonra New Mexico, Colorado, Utah, Arizona, Nevada ve California eyaletlerinde vakit geçirdik ve Meksika geçişi için Tucson, Arizona tarafına giderek Nogales sınır kapısını kullandık.

Hasılı… Şimdi bahsedeceğim izlenimlerin tamamı ABD’ye ilk defa gelen, daha önce yaptığı en uzun yol Amerika öncesindeki Avrupa (İstanbul-Bilboa, İspanya) olan, bu kocaman ülkede sadece 46 gün geçirmiş birinden gelecek. Elimden geldiğince gruplandırmaya çalışacağım ancak tek seferde yazarsam çok uzun olacağı için birkaç parçaya böleceğim. Önce eyaletler…

Texas:

Ülkeye girişte bizi bekleyen Can ve tatlı eşi Banu’nun misafiri olduk Houston’da kaldığımız süre boyunca. En çok yağmur yediğimiz ve nemden en çok şikayet ettiğimiz yer oldu. Motosikletlerimizi limandan almak için beklediğimiz süre boyunca sürekli yağmur yağdı. Texas kocaman bir yüzölçümüne sahip, geniş geniş alanlara yayılmış bir eyalet. Büyük bir kısmında şehirlerde kaldırım yok! Kimse yürümüyor ve herkes devasa arabalar kullanıyor. Türkiye’de ışıklarda CRF ile arabalardan yüksekte olduğum için etrafı görebiliyordum, orada görememeye başladım! Pek çok evin önünde birden fazla araba var, en yakın market için bile kilometrelerce yol gidiliyor. Trafik yok denecek kadar az. Yollar çok geniş, keza şeritler de. Yağmur nedeniyle yollar asfalt değil, genelde betonarme ve çoğu zaman tırtıklı. Motosiklet sürmek için hiç hoş değil o tırtıklar. Hız sınırlarının en yüksek olduğu eyalet aynı zamanda, buna rağmen hız sınırına uyan hiçkimseyi görmedik. 75 mil (120 km) sınırının olduğu yerde bile ona uyan sadece bizdik. Eyalette her şey büyük, sadece arabalar değil; evler, menüler, içecek bardakları, o yiyecek-içeceklerle beslenen insanlar… Ve elbette silahlar! Pek çok insan ateşli silah taşıyor, o yoksa bıçak-kama vs. Irkçılığın en fazla olduğu eyalet imiş aynı zamanda. Beyaz Amerikalılar göçmenleri ve siyahları sevmezmiş. Biz sadece zararsız turistiz sanırım gözlerinde, ki negatif hiçbir şey hissetmedik. Şehirlerde bolca kürtaj ve evlilik dışı ilişki karşıtı pankart vardı. Her yerde Jesus bizi seviyordu ya da onlar öyle sanıyordu! Önce ilginç geldi, sonra yobazlıktan başka bir şey değil ki bu diyip sinirlenmeye başladım. İyi ki özgür bir ülke, olmasa birbirlerinin her şeyine karışmaya başlayacaklarına adım gibi eminim. Texas, aynı zamanda benzinin en ucuz olduğu yer idi, 1 galon (3,76 lt.) benzinin (85 oktan) 1,6 dolara bile satıldığını gördük, eyalet boyunca da maksimum 1,8-1,9 gördük. 91 oktan ise 1,8 civarındaydı.

Texas'ta yağmura yakalandık sadece, alçak binalar sayesinde gökyüzüne seyretmek en işin en zevkli kısmıydı.

Texas’ta yağmura yakalandık sadece, alçak binalar sayesinde gökyüzünü seyretmek en işin en zevkli kısmıydı.


New Mexico:

Ne var acaba bunun içinde?

O okul otobüsleri meğer gerçekten varmış, hatta bu devasa ülkenin her yerinde aynı otobüsler kullanılıyormuş!

Çöl, çöl, çöl… Çölün ortasında karavanlarda yaşayan insanlar. Benzinliklerde altına sığınacak 2 metrekare gölge bulamamak. Her yerde fast food. Geçtiğimiz eyaletler içinde en ucuz olanıydı aynı zamanda, benzin hariç, Texas o konuda başı çekiyor. Eyaletten aklımda kalan tek güzel şey Santa Fe. Şehrin içinde birkaç saat gezdik, öncesinde ve sonrasında hiç görmediğimiz yapılar ve binalar, o dükkanlardan bir dünya şeyi alıp eve götürmek istedim. Kilden öyle güzel objeler yapmışlar ki bakmaya doyamadım.

amerika-motosiklet_0642

USA, Harley cenneti. İnternette bile görmediğim onlarca modelini her gün yollarda gördüm. Hatta California’ya kadar Harley’den başka motosiklet görmedim!

Tabela buldun, kaçırma!

Colorado:

Wolf Creek, hayalet orman

Arkamdaki ormanı bir böcek yemiş bitirmiş, hayalet orman aslında. Müdahale etmemişler de, doğaya müdahale etmeyi doğal bulmuyorlarmış! (Dedi her şeyin genetiğiyle oynayan USA)

Gördüğümüz eyaletler içinde en yeşil ve soğuk olanıydı. Kısa bir süre kaldık ancak Pagosa Springs gördüğüme en çok mutlu olduğum yerlerden oldu. Kentin ortasında geçen nehire sıcak su karışıyordu fakat biz oradayken gece sıcaklık 4 dereceye düşünce donduk. Mola verdiğimizde tanıştığımız Ryan sayesinde Wolf Creek’e gittik, dağın tepesinde muhteşem bir manzara eşliğinde minicik sincapları besledim. Şimdi adını hatırlamadığım bir böceğin yediği ölü çam ormanı ise orada gördüğüm en garip şeydi. Kilometrelerce devam eden bir çam ormanı, ağaçların çoğu çürümüş fakat hepsi hala ayakta! Hayalet orman… Güzeldi. Ayrıca en sevdiğim milli parklardan biri olan Mesa Verde de bu eyaletteydi. Pueblo insanlarının uçurum kenarlarına yaptıkları evler, dışarıdan bakınca fark edemeyeceğimiz yaşam alanları, hatta saraylar… Kesinlikle etkileyiciydi. Biz yapamadık, girişte bilet almadığımız için ama sizin yolunuz buralara düşerse o evleri yakından görmek için yürüyüş biletini mutlaka kapıdan alın, unutmayın. Mesa Verde’nin giriş kapısından kalıntılara kadar olan yolu da motosikletler için biçilmiş kaftan! Çok güzel virajları olan 20 kilometreden uzun bir yol. 2 kez yangın çıkmış Mesa Verde’de yıldırım düşmesi nedeniyle, ormanlık alanların bir kısmı yanmış dağın tepesinde ve dokunulmamış o alanlara, yeniden ağaçlandırılmamış. Hem ürkütüyor, hem büyülüyor. Yolun ortasında koşturan hindiler ise güldürüyor.

amerika-motosiklet_0778

Pagosa Springs, Colorado. Yosemite’den önce gördüğümüz yemyeşil tek alan.

amerika-motosiklet_1087

Colorado’da yaşayan bir Amerikalı niye “colorful” dendiğini anlattı bize. Çöl mü istiyorsun, şuraya git, yeşillik mi istiyorsun, buraya. Eyalette hepsinden de var.

amerika-motosiklet_1142

Wolf Creek, Colorado. Bu veletleri toplayıp ceplerime doldurasım var!

amerika-motosiklet_1200

Ev mi? Ev neydi ki? (Mesa Verde National Park)

USA’da ziyaret ettiğimiz diğer eyaletler için yazının 2. bölümü şurada.


12 yorum

afitap · 26 Ekim 2016 10:15 tarihinde

selam, sahane anlatimin var, hem fotolara bakip hem yazilari okumaktan buyuk keyif aldim. tesekkurler

    Selin Seçen · 26 Ekim 2016 15:44 tarihinde

    Teşekkür ederim Afitap, keyifle okuduğun için mutlu oldum. 🙂

Leylak Dalı · 26 Ekim 2016 10:37 tarihinde

Oh, pek güzel oldu, böyle uzun bir yazı bekliyordum, sabah çayımın eşlikçisi oldu. Sizinle gezmiş kadar oldum, cefası size, sefası bana oldu 🙂
Joshua Tree fotoğrafına bayıldım, tam bir koalasın 🙂
Öpüyorum çok, yolunuz açık olsun…

    Selin Seçen · 26 Ekim 2016 15:46 tarihinde

    Devamı da gelecek ablacım, ben de az okumadım senin yazıları çay eşliğinde.

Leylak Dalı · 26 Ekim 2016 10:38 tarihinde

Bir cümlede üç kere oldu kullandığım için de kendimi tebrik ediyorum ve alkış istiyorum 🙂

Doğuş · 27 Ekim 2016 13:02 tarihinde

Orda da millet Love of Jesus’s and kaçıp kendini CA’ya atıyor demek. Fiyatlar o yüzden artmış olabilir.

Onur · 31 Ekim 2016 06:53 tarihinde

Güzel detaylı bir yazı olmuş Selin…Utah ve Colorada’yı görmediğim için ekstra bir heyecanla okudum. Daha ABD’de görülecek çok güzel yerler var. Bakarsınız gün gelir beraber bir tur daha atarız 🙂 Eline ve diline sağlık….

    Selin Seçen · 31 Ekim 2016 19:58 tarihinde

    Oluuuur. Alaska ve Kanada görmek istediğimiz yerlerden, belki hepsini birlikte gezeriz.

Aydın Şahin · 5 Kasım 2016 08:47 tarihinde

Merhaba Selin Hanım.
Biz de eşimle San Francisco – Miami turu yapıyoruz. Şu anda Orlando’dayız. Motorumuzu San Francisco’dan alıp yola çıktık. 70 günlük bir gezimiz olacak.
Gelecek sene, biz de Latin Amerika turu yapmak istiyoruz fakat deneyimlerinize çok ihtiyacımız olacak. Güvenlik, kalınacak, gezilecek yerler, vizeyi ülkemizden almamız gereken ülkeler, vizesiz veya vizeyi kapıdan alabileceğimiz ülkeler, kesinlikle gitmememiz gereken ülkeler (iç karışıklık veya düşük güvenlik nedenleri ile) hakkında detaylı ve değerli görüşlerinizi bekliyoruz.
Kazasız ve keyifli geziler dilerim…
Aydın Şahin
İki Kalp Bir Rota

    Selin Seçen · 5 Kasım 2016 14:50 tarihinde

    Merhaba Aydın Bey, iyi yolculuklar dilerim size de. Vakit buldukça hem Kuzey Amerika, hem de şu anda bulunduğumuz Orta Amerika ile ilgili tecrübelerimizin tamamını yazmaya devam edeceğim. Kuzey Amerika ve kamp yapılacak yerlere dair fikrimi şehir şehir erkenden isterseniz Facebook’tan ekleyebilirsiniz beni. Eşinize de selamlar.

Mehmet · 29 Kasım 2016 00:02 tarihinde

Selamlar. Esimle beraber yazilariniz keyifle okuyoruz. Bizim gibi amator motorcular ve yeni kampcilar icin de cok ogretici ve cesaret verici. Ilk “yani uzun sayilir aslinda” seyahatimize, ayni zamanda da ilk kamp seyahatimize bir kac haftaya cikiyoruz. Muhtemelen onu daha da uzun seyahatlar takip edecek.. Yolunuz Avustralya’ya duserse bekleriz.. Iyi yolculuklar!

    Selin Seçen · 29 Kasım 2016 14:42 tarihinde

    Aman ne güzel yerde yaşıyormuşsunuz Mehmet Bey! Balkonlara cockatoo geldiğini, yollarda kanguru ve koala görme ihtimalimizin olduğunu öğrendiğimden beri de Avustralya’yı görme fikrine bayılıyorum. Umarım bir gün gerçek olur.

    Medeni memleketlerde kamp yapmak otelde kalmaktan daha temiz, kolay ve eğlenceliymiş meğer. Bu seyahatte öğrendim bunu. Umarım siz de çok eğlenirsiniz ve gezinin sonunda yine hislerinizi paylaşırsınız benimle. Eşinize selam söyleyin benden de. 🙂

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir