Love Actually, 2003 yapımı.

Tipik bir “kendini iyi hisset” filmi. Olumsuzluklar bile, salınarak yürüyen bir kadına eşlik etmesi beklenecek müziklerle sunulduğundan yeterince üzülmeye fırsat bulamadım. Yüzümde kocaman bir gülümsemeyle izledim pek çok sahnesini, eğlendim, bitti. Keira Knightley artık buharlaşıp uçsun lütfen. Hugh Grant’i sevdiğimi hatırladım. Liam Neeson ve oğlu çok eğlenceli ikiliydi. Laura Linney ne enteresan hatun, ne hissedeceğimi şaşırıyorum! Bill Nighy’i birkaç gün önce Underworld’ün Victor’u olarak izlemek de enteresan olmuş tabii. Colin Firth’e bayılıyorum! Onu bu denli “İngiliz” rollerde izlemek çok ama çok hoşuma gidiyor. Martin Freeman’ın ve onun Just Judy’si çok komikti. Martin Freeman’ın oyunculuğunu takdir etmiyorum, sürekli aynı şeyi tekrarlıyor, Türk dizilerinde iş bulabilir kendisine rahatlıkla.

Aşkın, bu filmdeki x, y ve z hallerine inanmıyorum. Neticede bu bir film, “kurgu, yine de acıtıyor”. Yok işte, acıtmıyor, sadece eğlenceli. Siz de benim gibi yorgunluktan ölüyor ve kafa boşaltmaya ihtiyaç duyuyorsanız bir şans verin, başarılı olacaktır.

6/10.

Kategoriler: Diğer

2 yorum

Joujou · 12 Nisan 2013 08:25 tarihinde

Keira Knightley konusunda sana katılıyorum. Ama en çok Colin Firth konusunda katılıyorum. Kendisi muhteşem bir adam değildir de nedir? 🙂

Selin Seçen · 12 Nisan 2013 14:35 tarihinde

Bridget Jones’taki geyikli kazak giyerkenki hallerine vurularak başladım ben Colin Firth aşkıma. 🙂 Ya siz Joujou hanımcım?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir