İngilizce adıyla Little White Lies, 2010 yapımı.

Tam 2,5 saat sürdüğü için dizi kıvamında seyrettiğim, birkaç güne böldüğüm halde yine de yeterince tat almadığım tipik bir Fransız filmi idi.

Bir grup arkadaş her yıl düzenledikleri tatil aktivitesini, en yakın arkadaşları motor kazası yapmasına ve hastanede ölümle savaşmasına rağmen ertelemezler. Gittikleri ev filmdeki en eğlenceli karakter olan Max’a ait, onun derdi de sahip olduklarıyla böbürlenmek. İyi iş yapan restoranı, kocaman yazlık evi, kocaman botu, çim biçme makinesi… Doğal yaşamaya takılmış karısı da onun bu haliyle dalga geçiyor. Birkaç yerde kahkaha atmama neden olan taklitleri, filmi seyrettiğim için pişman olmamamı bile sağladı.

Böyle kalabalık, akrabalı ya da eş dostlu filmleri İtalyanlar yaparsa seviyorum. Onların da sosu cinsellik oluyor evet ama, Fransızlarınki kadar sevimsiz durmuyor. Sanki hayatlarının odağında bu var, sanki merkezkaç kuvvetine takılıp bunun etrafında savrulmaktan başka bir işe yaramıyor gibiler. Dilimde kalan bu kekremsi tattan kurtulmak için C.R.A.Z.Y.’yi tekrar seyretmek istiyorum!

5/10.

Kategoriler: Diğer

2 yorum

mustafa · 4 Haziran 2011 08:48 tarihinde

fena deildi ya..puan biras dusuk kalmis sanki…

Bir Kadın · 4 Haziran 2011 10:35 tarihinde

Çok uzundu. Çok sıkıldım seyrederken. Derdini daha kısa sürede, daha net bir şekilde anlatabilirdi. Her karakterin hayatına derinlemesine irdelemese de olurdu. Sırf bu nedenle düşük puan verdim, çok kötü olduğu için değil.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir