34. Uluslararası İstanbul Kitap Fuarı, 7-15 Kasım arasında Tüyap’taydı ve dün son günüydü. 9 günlük fuarı iki kez ziyaret etme şansım oldu. Şans diyorum, zira Anadolu yakasının bir ucundan İstanbul’un diğer ucuna gitmek önce niyet etmek, sonra hesap etmek, sonra azmetmek gibi pek çok aşamadan oluşuyor. Metrobüsle daha önceki tecrübelerim nedeniyle daha pratik bir yol tercih ettim, Bostancı’dan Bakırköy’e deniz otobüsüyle geçtim ve yarım saatte bir deniz otobüsü iskelesinden kalkan ücretsiz Tüyap servislerine bindim. Yarım saatte de fuar alanındaydım. Minimum trafik, minimum kalabalık… Gelecek senelerde size de benzer yollar öneriyorum, fuarın internet sitesinde ücretsiz servislerin nerelerden ve kaçta kalktığı bilgisi mevcut.

1 yıl boyunca kitap listeleri yapıyorum, çeşitli internet sitelerinde dişe dokunur indirimler denk gelirse alıyorum, yoksa hepsini fuara saklıyorum. Azmederseniz Şirinler’i bile görebileceğiniz kampanyalara sıkça denk geliyorsunuz. Misal idefix Ayrıntı Yayınları’nın kitaplarını 1 aydan uzun bir süredir çok acayip fiyatlara satıyor. Baskı kalitesi kötü, bilginiz olsun. Ayrıca bazı kitaplar orijinal dilinden değil, İngilizce kopyasından çevrilmiş, ben tercih etmiyorum, sizin de öyle bir takıntınız varsa aklınızda olsun. Kelepir kitaplar kampanyasıyla yıl içinde nadir de olsa karşılaşıyorum, daha önce Can Yayınları ve İş Kültür’ün e-kitaplarında ciddi indirimlere denk gelmiş ve zor günler için stok yapmıştım!

Ancak internet takip etmek her zaman hesaplı kitap anlamına gelmiyor; bir de dokunarak almak, yeni yazarları takip etmek, yeni telif anlaşmalarından haberdar olmak var ki, işte o paha biçilmez. Fuara sırf bu nedenle gidiyorum. Bu seneki fuarın benim için kazananları ve kaybedenleri şöyle:

KAZANANLARI:

Sel Yayıncılık: Çok ilgili ve kibarlardı. Kitaplar üstüne bolca sohbet ettik. Bir sürü yeni ve ilgi çekici kitap basmışlardı, okuma alışkanlıklarıma uygun kitaplar da önerdiler. Benim Sel Yayıncılık listem şöyle:

-Uzaktaki/Jonathan Franzen
-Orgazmın Tarihi/Robert Muchembled
-Hammadde/Jörg Fauser
-Merhamet/Toni Morrison
-Zafiyet Kuramı/Ersan Üldes
-Neden/Thomas Bernhard
-Almodovar Teoremi/Antoni Casas Ros
-Intermezzo-Fikret Adil
-Samuel Beckett’a Göre Arıcılık/Martin Page
-Kitap Evi/Enis Batur
-Marakeş’te Sesler/Elias Canetti
-Tespih Ağacının Gölgesinde/Harper Lee

Siren Yayınları: Stand tasarımları ile hemen dikkat çekiyorlardı. Kitaplardan saat yapmışlardı duvara ve çok şık görünüyordu. Listemdekiler haricinde önerdikleri kitapları da aldım, hatta listemi çok dramatik bulan standdaki beyefendi onu biraz renklendirmek bile istedi. Siren Yayınları listem de şöyle:

-Kağıt İnsanlar/Salvador Plascencia
-Marousi’nin Devi/Henry Miller
-Hızımızı Tadacaksınız/Dave Eggers
-Keşke Bugün Kendimle Karşılaşmasaydım/Herta Müller
-Deniz Benim Kardeşim/Jack Kerouac
-Big Sur/Jack Kerouac
-Güzel Bir Kız/Joyce Carol Oates
-Zombi/Joyce Carol Oates
-Aşırı Gürültülü ve İnanılmaz Yakın/Jonathan Safran Foer

Helikopter Yayınevi: Sade kitap tasarımlarını çok seviyorum. Sayfa kenarlarının kırmızısı elle yapılıyormuş meğer ve çok güzel görünüyor. Sosyal medya hesaplarını biraz daha aktif kullansalar da daha geniş bir kitle onlardan haberdar olsa ne güzel olur dedim içimden ayrılırken. Listem şöyle:

-Kız/O.Henry
-Şimşekler/Jean Echenoz
-1914/Jean Echenoz
-Tipi/Lev Tolstoy
-Kent ve Tuz/Gore Vidal

Kolektif Kitap: Geçen sene fuardan alıp da okumaktan çok mutlu olduğum Benim Mutlu Hayatım yayınevinin standını yeniden ziyaret etmemin yegane sebebidir. Bu sene o sebeplere yenilerini eklediğime de eminim. Kitaplarla ilgili yönlendirmeleri ve müşterilerle güleryüzle ilgilenmeleri olumlu izlenim bıraktı. Listeme gelirsek:

-Seks ve Ceza/Eric Berkowitz
-Latin Amerika/Okan Okumuş
-Başka Dünyalar/Margaret Atwood
-Bay Jules ile Bir Gün/Diane Broeckhoven
-Köpeklerin Sohbeti-Miguel de Cervantes

Everest Yayınları: Kocaman bir alanda kurulu standları ile göz dolduruyorlardı. Gürpınar serisine bayıldım, devamı gelir umarım.

-Kokular Kitabı/Vedat Ozan
-Parfümler/Vedat Ozan
-Türkçe Dilbilgisi Öğretme Kitabı/Feyza Hepçilingirler
-Kesik Baş, Ölüm Bir Kurtuluş mudur?/Hüseyin Rahmi Gürpınar
-Nimetşinas, Toraman/Hüseyin Rahmi Gürpınar
-Eve Yüzerken/Deborah Levy

Labirent Yayınları: Birkaç yayınevi bir arada, kocaman bir standda fakat fuar alanının gözlerden uzak bir bölümündeydiler. Polisiye düşkünü değilsem de zaman zaman okumaktan keyif aldığım için şu kitapları aldım:

-Peder Brown Öyküleri/G. K. Chesterton
-Sherlock Holmes & Peder Brown/Fulya Turhan
-Karanlıkta İki Ceset/Suphi Varım

Dedalus Kitap: Hiç bilmediğim sularda yüzmem için beni cesaretlendirdiler, şöyle bir liste oluştu sayelerinde:

-Ikarus/Axel Jensen
-Kehanet/Drago Jancar
-Çöl Savaşları/J. E. Pachecho

April Yayıncılık: Yakın zamanda Algan Sezgintüredi kitaplarını okuduğum April’den bu sene payıma merak ettiğim bu iki kitap düştü:

-Hep Lunapark/Bahadır Cüneyt Yalçın
-Bakele/Sezgin Kaymaz

Alakarga: Neredeyse bütün kitaplarının kitaplığımda arz-ı endam ettiği ve stand tasarımı fuardaki herkesin ilgisini çeken Alakarga’dan:

-İlk Aşk/Joyce Carol Oates

Kırmızı Kedi: Saramago’nun külliyatını eksiksiz basma yolunda azimle gidişlerini takdirle seyrettiğim yayınevinden bu sene sadece bir kitap aldım. Bu kapak tasarımını, yabancı bir yayınevinden esinlenildiğini(!) bilmeme rağmen yine de seviyorum.

-Kıskançlık/Yuri Oleşa

KAYBEDENLERİ:

Can Yayınları, Ayrıntı Yayınları, Doğan Kitap, İletişim… %20 indirim oranıyla insanlarla dalga geçer gibiydiler zira fuar sırasında internet sitelerindeki indirim oranları bile daha yüksekti. Can Yayınları fuarın son gününde küçük bir çocuğu standda hırsızlıkla itham ederek üstüne tüy dikti bu durumun!

Aras Yayıncılık… Gülümsemekten ve yardımcı olmaktan fena halde uzak halleri nedeniyle alacak pek çok kitabım olmasına rağmen sadece Mıgırdiç Margosyan’ın Gavur Mahallesi’ni alıp uzaklaştım standlarından. Başka herhangi bir fuarda da ziyaret etmeyi düşünmüyorum artık.

Hepsi bir yana fuarın asıl kaybedeni ne yazık ki Domingo Yayınevi idi. Fuarı ziyaret ettiğim ilk gün arkadaşım şöyle bir muameleye maruz kaldı. Stand çalışanıdır, yayınevine mâl etmek doğru değildir diye düşünürsek şimdiye çoktan özür dilenmiş olması gerekirdi. Fuarda 3 kitap 40 lira kartonetleri koyup da ödemeye gelince daha yüksek bir meblağ çıkarmalarına yaptıkları açıklama, “kartonet doğru değil, konuşunca zaten ikna ediyoruz” olması çok fenaydı. Standdan okur kovmak… İşte buna yapacak hiçbir açıklama bulamıyorum!


12 yorum

Serpil · 16 Kasım 2015 20:38 tarihinde

Ne güzel kitaplar almışsın, ben de Sel ve Siren’i her fuarda beğenirim, sanırım bunun nedeni yayınevi sahiplerinin bizzat standlarda olup okurlarla iletişim kurabilmesi, indirimleri de oldukça iyidir her zaman..
Aldıkların arasında hiç duymadığım yazarlar var, okudukça yorumlarını bekliyorum, belki sayende yeni yazarlar keşfederim 🙂

    Selin Seçen · 16 Kasım 2015 23:12 tarihinde

    Bazı yazarları ben de tanımıyorum, tanışınca mutlu olacağıma ikna edildim diyelim. 🙂
    Fuardan getirdiğim kitaplar gözümün önünde, yerleştirmedim hala, yakından da çok güzeller vallahi! İyi çıkmalarını ben de umuyorum, hep beraber mutlu oluruz belki keşifleriyle.

Cem · 19 Kasım 2015 00:20 tarihinde

Aşırı Gürültülü ve İnanılmaz Yakın’ı almana sevindim. Birileri bu kitabı okuduğunda kendi kitabımmış gibi mutlu oluyorum 🙂 Beni çok etkilemişti, umarım sen de beğenirsin.

Diğer fuar seçimlerin de güzel. Yaklaşık yarısı benim de aklımda olan kitaplar. Diğerleriyle de yorumların sayesinde tanışacağım 🙂

    Selin Seçen · 19 Kasım 2015 08:58 tarihinde

    Gömüldüm zaten kitaplara gelir gelmez, 3’ünü bitirdim bile. Madem etkileyici, onu da ilk okunacakların arasına alıyorum.

    idefix fuarı da başladı, Tüyap’ta yeterince indirimli alamadığım kitaplar vardı, onları da alıp yazacağım, bakalım o listede de böyle benzerlik olacak mı! 🙂

      Cem · 19 Kasım 2015 14:48 tarihinde

      idefix fuarından hemen önce Ayrıntı ve Dedalus yayınlarının kampanyasıyla epey bir kitap aldım (kendi okuma hızıma göre), şu an tekrar sepet hazırlamaya çekiniyorum 🙂 Keşke senin kadar hızlı okuyabilsem, listemdeki bütün kitapları “nasıl olsa okuyabilirim” diyip alırdım.

      Yine de kendimi tutamayacağım ve fuarın sonlarına doğru bir liste daha alacağım herhalde. Sen daha önce alırsan liste(leri)ni incelerim kesinlikle 🙂

        Selin Seçen · 19 Kasım 2015 16:00 tarihinde

        Ayrıntı kampanyasını ben de ziyaret etmiştim. 🙂 Ah insanın gözü doyacak önce, gözü! 🙂

        Biraz hızlı okuyorum, evet. Hani yavaşlatan kitaplar vardır ya, onları daha sakin zamanlarda okumak üzere yarım bırakıp kenara ayırıyorum, bir sırrım da o.

        2015’in en iyi 50 romanı listesine de bir çift sözüm var zaten idefix’in, onu yazdığımda listeyi de paylaşacağım mutlaka.

          Yusuf Kaan Kır · 25 Ocak 2016 13:36 tarihinde

          Listeler hep eksikli kalıyor bir yanıyla. Büyük yazarlarda eksik kalmayalım. Samuel Beckett külliyatını devirmen dileğiyle. 😉

Canan · 6 Aralık 2015 00:32 tarihinde

Fuara seninle gitmek varmış. Ben aldığın kitapların çoğunu bilmiyorum ama beğendiklerini mutlaka okumak isterim.

    Selin Seçen · 6 Aralık 2015 10:15 tarihinde

    Gelecek sene gideriz. 🙂

    Şimdilik beşte bir, Dedalus’tan çıkan Ikarus’u sevdim, fuardan alıp okuduğum diğer 4 kitabı sevemedim, hatta birini bayağı kötü buldum. Bir sonraki fuara kadar hepsini bitirmek istiyorum, eylemlerim devam edecek. 🙂

idefix 13. Sanal Kitap Fuarı başlarken… · 20 Kasım 2015 12:21 tarihinde

[…] devam edeceğini umarak yıl boyunca almak istediğim kitapları sitenin sepetinde biriktiriyor, İstanbul Kitap Fuarı‘nda uygun fiyata alamadıklarımı sanal kitap fuarında temin ediyorum. Peki fuarda neden […]

Bakele / Sezgin Kaymaz · 24 Kasım 2015 13:21 tarihinde

[…] ancak düşüncelerine itimat ettiğim birkaç kişinin de çok sevdiğini görünce haydi diyip İstanbul Kitap Fuarı‘ndan Bakele’yi aldım. Daha önce alınmış Kün de kitaplıkta bekliyordu, kapağı […]

Ikarus / Axel Jensen · 1 Aralık 2015 19:11 tarihinde

[…] Hayatının ortasında serap gibi görünen çöller barındıran okurları mutlu edecek bir kitap. Tüyap’taki fuardan edindiğime […]

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir