gömülü dev kazuo ishiguro instagramGömülü Dev, Kazuo Ishiguro’nun Yapı Kredi Yayınları’ndan çıkan kitabı. Ben kitabın 1. baskısını (Nisan 2015) okudum. Çeviren Roza Hakmen idi.

Başlamadan… Gömülü Dev’i çevirmenin çok sıkıcı bir iş olduğunu düşündüm okurken, çünkü yığınla tekrar vardı. Ben 276 sayfayı bir kerede okuyup böylesine sıkılırken defalarca okuyup çevirmek zorunda kalan Roza Hakmen’i bir kez daha takdir ettim. Bir kitabın üstünde onun adını gördüğümde içim rahat alıyorum o kitabı, yazarı ne kadar zorlaştırmış olsa da okurun işini, Roza Hakmen bir şekilde kolaylaştırmayı başarıyor.

Kitaba gelince… Romalılar Britanya’yı terk etmiş, Saksonlar ve Britonlar bir şekilde beraber yaşamaya başlamışlar, her nasılsa savaşı ve aralarındaki düşmanlığı unutmuşlar çünkü toplumun tamamı bir çeşit unutkanlıktan muzdarip. Hepsinin uzak ya da yakın anıları yavaş yavaş siliniyor, belki de bu yüzden savaşta birbirlerini kırıp geçirmiş iki halk böyle rahat yaşayabiliyor. Ancak yaşlı bir Briton çift olan Axl ve Beatrice “sis” adını verdikleri bu unutkanlık hastalığından mutlu değiller. Sadece anıları değil, oğullarını da almış çünkü ellerinden. Gömülü Dev; ejderhalar, Kral Arthur, canavarlar, devler, periler, cinler, bir garip keşişler, hain askerler, kafası pek de yerinde olmayan ve muhtemelen Arthur’un kuzeni olan Sir Gawain, unutma hastalığından herkes gibi etkilenmemiş olan Wistan ile harman olmuş; Axl ve Beatrice’nin sise rağmen bir köyde onları beklediğine azimle inandıkları oğullarını ararken çıktıkları yol hikayesini anlatan, Ishiguro’nun okuduğum ilk kitabı olan Beni Asla Bırakma yaratıcılığından zerre nasibini almamış vasat bir roman.

Kitaptaki tekrarlardan, kullanılan dilin klişe ve vasat oluşundan, yazarın muhtemelen 6-7. yüzyılda geçen bir hikayede mitolojiyi sömürmek yerine dönemin gerçek atmosferini anlatmayı tercih etmeyişinden dolayı çok ama çok sıkıldım okurken. Dini öğelerden; Hristiyan olup da keşişlere, büyücülere, cinlere ve perilere inanan Axl ve Beatrice’ten; Sir Gawain karakterinin sarsaklığından, Ishiguro’nun zora düştüğü her seferinde sığındığı Querig’in nefesinden de çok yoruldum. Hailsham’da bulduğu yaratıcı fikri sevimsiz bir donuklukla kitaba gerektiği kadar yansıtmamış olabilir ama yine de parlak bir fikirdi, pek çok şeyi sorgulatıyordu Beni Asla Bırakma. Gömülü Dev’de ise toprak öyle az kazılmıştı ki, deve sık sık ayağım takıldı okurken. Bir daha Kazuo Ishiguro kitabı okumayacağım.

Beni Asla Bırakma adlı kitaptan sinemaya uyarlanan Nevet Let Me Go ile ilgili yazımı linkten okuyabilirsiniz.

Kategoriler: Kitap

2 yorum

a. · 2 Haziran 2015 11:12 tarihinde

“Beni Asla Bırakma”nın beni hayal kırıklığına uğrattığını hatırlıyorum… Konusunun depresifliği bir yana, oldukça sıkılmıştım okurken… Bitirdikten sonra, belki yeterince derinliğine inemediğimi de düşünmedim değil. İkinci kez okuyunca çok sevdiğim romanlar oldu… Yine de elim Kazuo Ishiguro’ya daha uzun süre gitmeyecek sanırım.

    Selin Seçen · 4 Haziran 2015 16:05 tarihinde

    Kitap bile kendi kurduğu evrenin derinliğine yeterince inmiyordu. Ahlaki olarak pek çok şeyi sorgulaması gerekirken yapmıyor, bütün işi okura bırakıyordu. Ben tekrar Ishiguro okumayacağım. Şans vermek için daha fazla pırıltı lazım.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir