Nazlı, Cemil’in işinden istifa edip evde yaşamaya başlamasını, yeni bir işe girmekte gönülsüz oluşunu gayet iyi anlıyordu. Hatta istifa kararını desteklemişti. Ama bunu başlangıçta ailesinden, iş arkadaşlarından saklamıştı çünkü bir açıklama bekleyeceklerdi. Nazlı açıklama yapmak istemiyordu. Dünyamızda alışılmışın dışındaki her şeyin açıklanması gerekir ve bu hiç de masum bir gereklilik değildir. Açıklama yaparsınız, neden gösterirsiniz, makul gerekçeler sunarsınız, sonra bir de bakmışsınız tam da sizden açıklama bekleyenlerin dilini kullanıyorsunuz, kendi dilinizi değil. Birilerine açıklama borçluysanız borcunuzu daima kendi dilinizi harcayarak ödersiniz.

Benimle aynı havayı soluyan bir Türk yazardan böylesine keyif almak ne büyük mutluluk. Etrafına el verse keşke; kendini anlatsa, kafasını dünyasını anlatsa!

Bitince, yine gelirim.

Kategoriler: Kitap

2 yorum

Leylak Dalı · 23 Mayıs 2012 22:36 tarihinde

“Hisar’dan Ahmet”i de öneririm. Yazarı B.Bıçakçı’nın arkadaşı imiş. Öyle sade ama öyle sıcak bir anlatım ki, ben çok sevmiştim…

Bir Kadın · 24 Mayıs 2012 07:02 tarihinde

Teşekkür ederim, idefix listesine ekliyorum.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir