Av Mevsimi, 2010 yapımı.

Aslında ben bu tongaya düşmezdim, düşmezdim ya, sebebim o fragmandır. Bilgisayarla sonradan eklendiğini öğrendiğim ağaçların arasından kıvrılarak akan o tekinsiz nehrin güzelliğidir kendimi o salonda buluverişimin sebebi.

Siz en son ne zaman piyes izlediniz? Ben geçen pazar izledim. Duymadınız mı? Yavuz Turgul’un yeni piyesi sinemalarda. Peki nasıl mı yapmış?

O dere sahnesi mesela, aklına ilk geldiğinde çok mutlu olmuş olmalı. Sonra… Artık dillere düşen o meş(um)hur türkülü sahne. Küvetteki Okan Yalabıklı sahne aklına ilk geldiğinde çok mutlu olmuş mudur ki? (sarı ördek eksikti) Ya Çetin Tekindor’un o yakın plan burun kıllarını gördüğümüz hezeyanlarla bezeli sahnesi?

Peki neden bütün bu kerameti kendinden menkul sahneleri birleştirip Cin Ali serilerinden fırlamış cümlelerle süsleyip “sinema” diye gözümüze soktu ki? Çok şenlikli bir filmdi gerçekten de. Şener Şen’i hiç bu kadar tekdüze görmemiştim, Yalabık ve bastıbacağı azarladığı sahnedeki rolü hayatının en kötülerinden biri olsa gerek. Zira ödevini yapmadığı için öğrencisini azarlayan emekliliği yaklaşmış ilkokul öğretmeninden hiçbir farkı yoktu. Davaro’da kadın kılığında, elinde kaşıklarla oynayıp da beni krize sokması, Çıplak Vatandaş’ta şartların onu sürüklediği yerde boğulmak yerine çıldırıvermesi, “domates, domates” diye fısıldayarak sokakta sebze satmaya çalışması, Aşık Oldum’da kırmızılı kadın karşısındaki performansı nerdeydi; Av Mevsimi’nde “çok sıkıldım ben, zaten metni okuyorum, oynamıyorum ki, yeni arabanın taksitlerini bitirmek de şarttı ama” tavrındaki oyunculuğu nerede?..

Cem Yılmaz. Varlığından zerre hazzetmediğim insanlardan. Popülerliğine karşı geliştirdiğim bir alerji var mı diye kendimi eleştirdiğim dahi oldu. Zorladım, şovlarını izlemeyi denedim, manasız filmlerini izledim. Hayır, olmuyor. Sadece bir kez Hokkabaz’da beğenir gibi olmuştum, o kadar. Ya bu filmde? Deliymiş. Hımm… Salondaki sarımsak beyinlilerin en dramatik yerlerde gülmesi ve orangutanlar misali cips yemeleri yüzünden dikkatim dağılmış ve deliliğini özümseyememiş olabilirim ama böyle düşünmek tamamen safdillik olur. Her ne kadar bastıbacağı sevmiyor olsam da bu sefer onu suçlayamam, yiğidi öldürmeden hakkını teslim edelim mümkünse. Onun rolü yansıtmadaki başarısızlığı da yönetmenin eseriydi. Ben bu kadar “yapmacık” bir deli görmedim. Hayde diyip coşan, içindeki “kötü polis”i vicdanıyla bastırıp da “iyi polis”e dönüştürdüğü anları gözüme gözüme sokan bütün o sahnelerde ben tavuk misali yeri eşeliyordum ayaklarımla, lütfen artık bit de eve gideyim diye!

Criminal Minds izliyorum ben. Nihayetinde 6 sezondur devam eden bir dizi, takıldığı aksadığı yerler kesinlikle olacaktır; lakin “kriminal” bir şey yapmaya ahdediyorsanız nasıl yapmamam gerekir örneği için Av Mevsimi’ni, nasıl yapsam zekice olur acaba için de Criminal Minds’ın en kötü bölümünü izlemelisiniz. Demem o ki, dizinin en kötü bölümü bile tırnak, tırmalama izini gösterme şekline çok güldüğüm Av Mevsimi’nden iyiydi.

İzlediğim kötü filmlerden biriydi. Reklam muhteşem, fısıltı gazetesi harika, fragman iştah açıcı; sonuç, pimi çoktan paslanıp da düşmüş bomba. Allahtan Eyvah Eyvah 2 geliyor. 🙂

4/10.

Kategoriler: Diğer

8 yorum

Anonymous · 23 Aralık 2010 20:54 tarihinde

tırnak ile tırmalama arasındaki o virgül de ne ola ki? 😉

Bir Kadın · 23 Aralık 2010 21:09 tarihinde

Tırnak tırmalama izi, doğru kullanım mı? Değil.
Tırnak izi, kastettiğim şey değil tam olarak.
Tırmalama izi de çok kedi.
O yüzden virgül var.
Başka sorunuz yoktur umarım.

Anonymous · 26 Aralık 2010 16:33 tarihinde

Başka soru sorarsam korkarım sanal dayak yiyeceğim.. Sanal azarımla ben terk-i diyar eyliyoruz şimdi.. Müsaadelerinizle efem..

Valerie Piaf · 3 Ocak 2011 14:29 tarihinde

oohh sonunda av mevsimi’ne dair okuyabildiğim samimi bir yorum..

“Aman Tanrım, elektrikler kesildi!” de bir şahaneydi gerçekten, o noktadan sonra tamamen ümidi kesmiştim ben de. Birçoklarının düşünüp de söylemeye çekindiğini dökmüşsün, döktürmüşsün. teşekkürler..

Bir Kadın · 3 Ocak 2011 18:40 tarihinde

Valerie Piaf,

Asıl ben teşekkür ederim, Av Mevsimi’ni nasıl olur da beğenmezsin, Cem Yılmaz var, nasıl olur da tapınmazsın diye giydirmediğiniz için. 🙂

Muratonovic · 6 Ocak 2011 09:01 tarihinde

Behzat C’nin herhangi bir bolumu bile daha iyidir bundan.. guzel yorum, birilerinin kral ciplak demesini gormek guzel..

Bir Kadın · 6 Ocak 2011 09:53 tarihinde

“Popüler olanı yerip de popüler olma hevesi” yakıştırması yapan olmasın yeter ki, ben gıcık bir izleyici olarak iğnelemelerime devam ederim. 🙂

Müge · 20 Şubat 2011 04:44 tarihinde

Bu filmin yarısında çıktık biz. Ayrıca Benim Adım Kırmızı’dan arak başını da yemedim ben.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir