Renksiz Tsukuru Tazaki’nin Hac Yılları / Haruki Murakami

Renksiz Tsukuru Tazaki’nin Hac Yılları, Doğan Kitap’tan çıktı. Ben ilk baskısını Ekim 2014’te yapan kitabın, Kasım 2014’te yaptığı 10. baskıyı okudum! Gözlerinize inanabilirsiniz. 1 ay içinde tam 10 baskı yapmış, aralığın sonuna geldiğimizi düşünürsek piyasada kaçıncı baskı dolaşıyor meraktayım. Popüler kültür, sen nelere kadirsin! 1Q84‘ü okuyup da suratımı uzun süre Devamı…

Münhal / Ekin Can Göksoy

Münhal, Ekin Can Göksoy’un İletişim Yayınları’ndan çıkan ilk kitabı. “Mermer Başlı Adam” ile koyulunca yola, elinde tuttuğu kitabın öykülerden oluştuğunu unutabilir insan ve hatta bitince şaşırır, hani nerede bunun devamı diye. Bir de hemen ardından “Alnico”ya geçerse, ilk öyküyü yazanın aynı genç mühendis olup olmadığını merak eder. Yaşar Kemal’in “güvercin”ler Devamı…

Polisiye Bir Öykü / Imre Kertész

Polisiye Bir Öykü, Imre Kertesz’in Can Yayınları’ndan çıkan eseri. Ben Şubat 2012’de çıkan 2. baskısını okudum. İlk basım 2006 imiş, 2002’de Nobel aldığı düşünülürse bir Orhan Pamuk etmiyor anlaşılan, 6 yılda 1000 adet kitap ancak dağıtılmış. Satılmış bile diyemiyorum ne yazık ki. Yıllar önce Fiyasko‘yu okumuştum, aklımda pek çok detayı kalmadı Devamı…

Yolpalas Cinayeti / Halide Edib Adıvar

Yolpalas Cinayeti, Halide Edib Adıvar’ın eseri. Ben, 2013 Haziran’ında Can Yayınları’ndan çıkmış 3. baskısını okudum. Kapak resmi Renoir’a aitmiş, sevemedim, zira kapakta bahsi geçen Akkız sarışın, hadi olmadı kumral idi. O kopkoyu saçlı kızın hayallerinize bıraktığı şey doğru değil yani. Bu arada kapak resmi bilindik bir ressamın olunca arka kapağa, ama Devamı…

Yedi Asılmışların Hikayesi / Leonid Andreyev

Yedi Asılmışların Hikayesi, Leonid Andreyev’in eseri. Ben Yar Yayınları’ndan çıkmış Mayıs 2006, 3. baskısını okudum. Hikaye, öldürülme korkusunu iliklerinde hisseden ama özellikle suikast “saati” belli olduğu için garip bir duruma düşen “bi şey bakanı”yla başlıyor. Türkçe kaynaklarda o bakanın Pyotr Durnovo olduğu iddia edilmiş, ancak ben Rusça kaynaklarda böyle bir Devamı…

Two for the Road

Two for the Road, 1967 yapımı. Türkiye’de Aşk Yolu adını layık görmüşler lakin gösterim şansı bulabildiğine dair bir bilgi edinemedim. Audrey Hepburn’ü severim. Yok yok, pek çok insan gibi oyunculuğu hakkında çok bilgim yoktu benim de, görüntüsü hoşuma gidiyordu sadece. İkonik(!) ya hani, kaçabilmenin olanağı yok zaten, kuaför duvarında bile Devamı…