The Woman

The Woman, 2011 yapımı. Takip ettiğim kimi sinema bloglarının azizliğine uğruyor ve böyle absürt filmler izliyorum zaman zaman. Başım ağrıdı felaket müzik kullanımı nedeniyle. Ben yandım, eller yanmasın diyerek yazıyorum. The Woman’ı canlandıran enteresan isimli Pollyanna McIntosh aslında nasıl da hoş bir kadınmış diyeceksiniz ilgili sayfaya tıkladığınızda. Çünkü filmde vahşi Devamı…

Winter’s Bone

Winter’s Bone, 2010 yapımı. Geçen senenin Oscar adaylarındandı ancak karşısında çok daha sağlam rakipleri olduğu için eli boş döndü. Ben de derin bir nefes aldım. Fazlaca vahşi, kimsenin kimseyi bir gram fazla önemsemediği sevimsiz bir ortamda tek başına ayakta durmaya çalışan küçük bir kız çocuğu var başrolde. (…ki kendisi de aday olmuştu Devamı…

Rango

Rango, 2011 yapımı. Sevimli yaratıkların fink attığı, renklere boğulmuş güzel dünyalarda geçen animasyonlardan farklı bir şey izlemek isterseniz; Rango sizin için biçilmiş kaftan olur. Türlü çirkinlikte, çeşit çeşit hayvanın yer aldığı; kapitalizm ve neferlerinin sürüngenlerin dünyasını bile ele geçirdiği; sistem karşıtı, hayalperest Rango’nun hikayesi takdire şayan. Bazen yapıyorum bunu. Fİlmi Devamı…

Ölümcül Tür-Guillermo Del Toro / Chuck Hogan

Ölümcül Tür, Idefix sanal kitap fuarından. Yazarlarından biri fazlasıyla tanıdık gelmiştir size de. El laberinto del fauno, nam-ı diğer Pan’s Labyrinth filminin tombik, sevimli yönetmeni. Nedense kitap yazmaya heves etmiş. Bu ukalalığım için üzgünüm ama gelecek 5 yıl içinde çekeceği filmin senaryosu ile ilgili herhangi bir senaristle hasbıhal etmek yerine kendi Devamı…

Midnight in Paris

Midnight in Paris, 2011 yapımı. Bu ortalama romantik komediye sırf Woody Allen filmi diye güzellemeler düzecek değilim, kusura bakılmasın. Sıradan gidelim. O nasıl oyunculuktu öyle! Owen Wilson kadar sevimsiz bir adam görmedim ben uzun zamandır. Nişanlısı ve beraber gezdikleri çift nedeniyle maruz kaldığı tutumdan dolayı bir ara acımaya kalkıştım ama Devamı…

Akmareul Boatda

Akmareul Boatda ya da telaffuzu daha kolay haliyle I Saw The Devil, 2010 yapımı. Korelileri enteresan buluyorum. Dillerini, mimiklerini, jestlerini, kızgınlıklarını ya da sevinçlerini ifade ediş biçimlerinin birbirine benzemesini, vurgularını… Ve sinemasındaki intikam takıntısını. Old Boy bu janrın herkesçe bilinen en derli toplu örneklerinden. Benim favorim ise daha zarif bir Devamı…

Biutiful

Biutiful, 2010 yapımı. Inarritu’nun o çok bilinen ve beğenilen diğer filmlerini de vaktiyle izlemiştim. Şöyle ki: Babel, 21 Grams, Amores Perros. 21 Grams ve Amor’es’ Perros’u sevmiş lakin Babel’e, özellikle The Sheltering Sky‘ı anımsattığı için ısınamamıştım. Biutiful da ısındığım filmlerinden oldu. Barcelona güya arka planda, halbuki bütün sefilliğin başrolünü üstlenmiş Devamı…

La Piel Que Habito

La piel que habito ya da The Skin I Live in, 2011 yapımı. Aralık ayının son haftasını, yılbaşı heyecanından çok bu film gösterime gireceği için bekliyordum. Peki n’oldu? Antalya’da gösterim şansı bile bulamadı! Varsa yoksa dandik gişe filmleri ya da manasız Türk filmleri! Almodovar’ı severim. Eğlenceli ve etkileyici bulurum onun Devamı…